Dünya artık çok büyük bir hızla gelişiyor. Birçok alanda ciddi gelişme ve yeniliklerin yaşandığı gezegenimizde, yatırımlar da büyük farklılıklar göstermeye başladı. Borsalar da ciddi anlamda yatırımın yapıldığı alanlar olarak ortaya çıkmaya başladı. Özellikle hisse senetlerine yapılan yatırımlar sonrasında sermayenin tabana yayılması ile birlikte gelir dağılımı da tabana doğru aktarılmış oldu. Bu sayede büyük firmaların kazanımlarından sadece büyük sermaye sahipleri değil diğer gelir gruplarında bulunan insanlar da pay almaya başladı.

Aracı Kuruluş Seçerken Çok Dikkatli Olmalıyız

Ülkemizde hisse senedi alım ve satım işlemleri Borsa İstanbul bünyesinde gerçekleştirilmektedir. Bireysel ya da kurumsal bir yatırımcı olarak bir aracı olmadan borsada işlem yapmanız yasaklanmıştır. Bu nedenle SPK’dan borsada aracılık hizmeti için izin almış olan bir banka ya da aracı kurumdan bu anlamda hizmet almanız gerekir. Bu aracı kurumları seçerken dikkat etmeniz gereken noktalar mevcuttur.

Yüksek Komisyon Oranları Zarar Ettirir

Size aracılık hizmeti sağlayan banka ya da aracı kurumların, uygulamış oldukları komisyon ücretleri ve oranları gerçekten önemlidir. Çok yüksek komisyon oranları uygulayan bir aracı kuruluş, elde ettiğiniz gelirin büyük bölümünü kendisine alabilir. Bu da yaptığınız yatırımların aslında yeterli kazancı sağlamamış olmasına neden olur. Hatta zarar bile etmeniz bile imkan dahilindedir. Bu nedenle aracılık hizmeti için faydalanacağınız kuruluşu seçerken onların uyguladığı oranlara göre de karar verin. Tabi sadece komisyon oranları ve işlem bedelleri aracı kurum seçmek için ana kriter olmayacaktır.

Aracı Kurum Tarafından Sağlanacak Teknik Altyapı Önemlidir

Borsada sağlanacak teknik altyapı da büyük önem arz eder. Günümüzde borsa işlemleri ağırlıklı olarak internet üzerinden online olarak gerçekleştirilmektedir. Tabi bizim gönderdiğimiz emirler direkt olarak borsaya gitmez. Önce aracılık hizmeti aldığımız kuruluşa gider. Onlar da borsanın anlayacağı şekle dönüştürüp borsaya gönderirler. Biz ise kendi işlemlerimizi onların bize sağladığı bir ara yüz üzerinden internetten gerçekleştiririz.

Burada yer alan ekranlarda borsada işlem gören o andaki tüm hisse senetlerinin fiyatları görülebilir. Bunların anlık olarak mı yoksa gecikmeli olarak mı bize sunulduğu önemlidir. Eğer çok gecikmeli olarak geliyorsa borsada fiili olarak gerçekleşen durumları geriden takip ettiğimiz için bazı zamanlarda önemli zararlara uğrayabiliriz. Bu da aracı kuruluş seçimimizde diğer bir etkili kriterdir. Borsadaki hisse senedi alım satım işlemlerimizi gerçekleştirmek için bir aracı kurum seçerken yukarıda bahsettiğimiz kriterleri dikkate alarak davranmalıyız. Aksi bir durumda kayba uğramamız işten bile değildir.

Eğitim Alıp Deneme Hesaplarında Pratik Yapın

Borsada sürekli kazanabilmek için ciddi bir stratejimizin olması ve bunu da genel çerçeve içinde mevcut değişikliklere uyarlayarak ilerlememiz gerekir. Böyle bir yöntem ile borsada önemli kazançlar elde edebiliriz. Bunun için öncesinde borsayı ve işleyişini iyi tanımanız gerekir. Bu nedenle anlaştığınız aracı kurumdan borsanın genel işleyişi, kullanılan emir türleri hakkında bir eğitim alabilirsiniz. Aldığınız eğitimi pekiştirmek için ise bu aracı kuruluştan bir deneme hesabı talep edebilirsiniz. Bu sayede nasıl bir yatırım stratejinizin olmasına karar verebilirsiniz. Bu deneme hesabında yeterli tecrübeye sahip olduktan sonra reel anlamda borsa yatırımlarına başlayabilirsiniz.

Finansal Okuryazarlık Zarardan Korur, Kar Getirir

Finansal anlamda yeterli okuryazarlık seviyesine ulaşabilirsek kendi araştırma, inceleme ve öngörülerimizi hazırlayabiliriz. İncelemeye aldığımız bir şirketin mali tablolarında yer alan bazı detaylarda yatırım yapılabilir ya da yapılamaz olması yönünde büyük noktalar yer almaktadır. Örneğin; eğer şirket ihracat için yeni bir ürün geliştiriyorsa ve bundan ötürü makine yatırımı yapmışsa bu durum finansal tablolarında dipnot olarak yer almıştır.

Uzun vadede yatırım yapılabilecek şirketler listesine bu firmayı da almanız doğal olarak ihtimal dahilinde olacaktır. Ancak sermayesi aslında göründüğünden çok daha az olan bir şirketi finansal tablolarını inceleyerek rahatlıkla anlayabilirsiniz. Duran varlıklarını özellikle maddi olmayan duran varlık kalemiyle şişiren bir şirket, sahip olmadığı sermayeyi varmış gibi göstermeye çalışabilir. Bunu fark ettiğinizde doğal olarak oraya yatırım yapmaktan vazgeçersiniz.

Finansal okuryazarlığı sadece mali tabloları analiz etmek olarak görmemek gerekir. Aynı zamanda borsa bilgilerini de doğru incelemek anlamına gelir. Daha önce çok büyük dalgalanmalar yaşamış olan bir hisse senedinin neden bunu yaşadığını sorgulamamız gerekir. Eğer hisse senedinin geçmişinde manipülatif ya da spekülatif işlemler görürseniz bu hisse senedinden uzak durmanızı tavsiye ederiz. Tabi uzak durmanız gereken hisse senetlerini ayırt edebilmeniz için gerekli verileri inceleyerek teknik ve diğer analizlere bakarak görebilirsiniz.

Paylaş...Share on Facebook10Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0